İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Sürekli Tıp Eğitimi Etkinlikleri
Akılcı İlaç Kullanımı Sempozyumu
14 Ocak 1999, İstanbul, s. 77-85
ÇOCUKLARDA İLAÇ KULLANIMI
Prof. Dr. Lale Sever
Çocuklarda akılcı ve güvenli ilaç kullanımı için, gelişim fizyolojisi ve farmakolojinin temel kuralları iyi bilinmelidir. Tedavi düzenlenirken, hastanın muayene bulgularının yanısıra hasta ailesinin sosyo-kültürel ve ekonomik yapısı da dikkate alınmalıdır.
İLAÇ SEÇİMİ VE DOZ HESAPLANMASI
Hastaya ait özellikler: Hastanın yaşı, ilaç seçimini etkileyen başlıca etkendir. Çocuğun hem fizyolojik yaşı hem de psikososyal gelişim durumu, uygulanacak tedavi yolunun seçimi, doz aralıklarının belirlenmesi ve tedavi sonuçları ile ilgili parametrelerin izlenmesinde önem taşır. Fizyolojik faktörler özellikle yenidoğanlar ve süt çocuklarında ilaç seçimini etkiler (Tablo 1).
Total vücut suyu, prematürelerde (total vücut ağırlığının %85'i) ve yenidoğanlarda (%70-75) erişkindekinden (%50-60) daha fazladır. Benzer şekilde, yenidoğanlarda hücre dışı su kompartmanı da (total vücut ağırlığının %40'ı) erişkindekinden (%20) daha geniştir. Bu da suda eriyen ilaçların dağılım volümünü etkiler. Tam tersine, yenidoğanlarda ve özellikle prematürelerde vücut yağ dokusu az olduğundan, digoksin gibi yağda eriyen ilaçlar birikmez.
Hastanın yaşı, ilaç seçimini etkileyen başlıca etkendir. Çocuğun hem fizyolojik yaşı hem de psikososyal gelişim durumu, uygulanacak tedavi yolunun seçimi, doz aralıklarının belirlenmesi ve tedavi sonuçları ile ilgili parametrelerin izlenmesinde önem taşır. Fizyolojik faktörler özellikle yenidoğanlar ve süt çocuklarında ilaç seçimini etkiler (Tablo 1).
Yenidoğanlarda ilaç tedavisini etkileyen fizyolojik faktörler
|
Faktör
|
İlaç ve etkileşimi
|
|
Hiperbilirubinemi
Gastrointestinal malabsorbsiyon
Böbrek fonksiyonlarının
fizyolojik yetersizliği
Karaciğer fonksiyonlarının
fizyolojik yetersizliği
|
Seftriakson ve sulfisoksazol gibi ilaçlar bilirubin yerine albumine bağlanarak
kernikterusa yol açabilir.
Bazı ilaçların absorbsiyonu ilk ay boyunca güvenli değildir.
Böbrek yoluyla elimine edilen aminoglikozid gibi ilaçların doz aralıkları daha uzun
olmalıdır.
Karaciğer yoluyla elimine edilen fenobarbital, morfin ve diazepam gibi ilaçlar için
düşük dozda ve uzun doz aralıkları ile kullanılmalıdır.
|
Yenidoğanlarda total protein ve albuminin plazma konsantrasyonları düşüktür ve ilaçların proteine bağlanması azalır. Bu durumda, ilaçların ölçülen total kan konsantrasyonu (proteine bağlı ve serbest kısımların toplamı) terapötik sınırlar içinde olduğu halde serbest drog miktarı fazla olduğundan toksik belirtiler ortaya çıkabilir.
İlaçların eliminasyonu, karaciğer ve böbrekler yoluyla gerçekleşir. Karaciğerde drog metabolizması iki basamaklıdır. Birinci fazda ilaç molekülü suda iyi eriyen bir metabolite dönüşür, ikinci fazda ise metabolitler endojen moleküllerle konjuge edilir. Birinci faz reaksiyonları (oksidasyon, reduksiyon ve metilasyon) 6. ayda maksimal matürasyona ulaşır. Yenidoğanlarda teofilinin ancak %10'u kafeine dönüşüp, %50'si değişmeden idrarla atılırken hepatik enzimlerin gelişmesi ile teofilin klirensi artar ve ilacın yarılanma ömrü süt çocuklarında 3-5 (erişkinde 8 saat) saate iner. Karaciğerdeki ikinci faz reaksiyonları (glukronidasyon, asetilasyon, sulfasyon) yenidoğanda erişkindekinin %50-70'i kadardır. Glukronid yapımı ancak 3-4 yaşlarında erişkin düzeyine erişir.
Böbrek fonksiyonları yaşla ilişkilidir. Yaşamın ilk günlerinde glomerüler filtrasyon hızı (GFR), vücut yüzeyine göre düzeltilse bile erişkindekinin 1/3'ü kadardır. Birinci haftanın sonunda GFR %50 artar ve bir yaşında erişkin değerine ulaşır. Bu durum, böbrek yoluyla atılan ilaçların dozlarının hesaplanmasını etkiler. Örneğin, gentamisin yenidoğanlarda ilk haftada 5mg/kg/gün miktarında ve ikiye bölünerek kullanılır. Yedi günlükten büyük süt çocuklarında ise günlük doz 7.5 mg/kg'dır ve üçe bölünmesi uygundur. Benzer şekilde digoksinin böbrek klirensi yenidoğanda 33 ml/dak/1.73m2 iken üç aylık süt çocuklarında 98 ml/dak/1.73m2'ye yükselir.
Fizyolojik faktörlerin yanısıra hastalıklar da ilaçların kinetiğini etkiler.
Malnutrisyonlu süt çocuklarında serum albumin düzeyinin düşüklüğü nedeniyle fentoin ve ibuprofen gibi ilaçlar proteine bağlanamadıkları için serbet ilaç konsantrasyonu yükselir. Yenidoğandaki fizyolojik GFR düşüklüğünün dışında çocuklarda değişik nedenlere bağlı böbrek yetersizliği ortaya çıkabilir. Bu durumda ilaç dozlarının ayarlanmasında, erişkinler için hazırlanmış doz tablolarından yararlanılabilir. Tablolarda, verilecek ilaç miktarları ve doz aralıkları hastanın kreatinin klirensine göre düzenlenmiştir. Çocuklarda erişkindekine benzer biçimde 1.73 m2 vücut yüzeyine göre dakikalık kreatinin klirensi pratik olarak aşağıdaki formüle göre hesaplanabilir:
Tablo 1
DEVAMINI OKUYABİLMEK İÇİN[ ÜYE OL] VEYA [ GİRİŞ YAP]