İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Sürekli Tıp Eğitimi Etkinlikleri
Gastrointestinal Sistem Hastalıkları Sempozyumu
1112 Ocak 2001, İstanbul, s. 8392
İrritabl Barsak Sendromu
Prof. Dr. İbrahim Yurdakul
Bilinen bir organik sebebi olmayan, stres veya emosyonel gerilimin yüksek düzeyde olduğu dönemlerde ortaya çıkan veya artan, başta karın ağrısı olmak üzere ishal ve kabız gibi defekasyon alışkanlığındaki değişiklikler ile seyreden ve bunların yanında daha birçok değişik semptomlarla tanımlanan fonksiyonel bir barsak hastalığıdır. İrritabl kolon sendromu, spastik kolon, labil veya anstabl kolon, nervöz kolon, mutsuz (unhappy) kolon gibi isimler evvelce bu hastalığa verilmiş isimlerdir. Bazıları da spastik kolit, nervöz kolit, müküslü ve mükomembranöz kolit isimlerini kullanmışlardır. Kolit terimi tamamen yanlıştır. Bu terimi haklı gösterecek, anatomik ve histolojik bulgular mevcut olmadığından bu terim kullanılmamalıdır. Çoğu hasta bu yanlış terimden dolayı hastalığı ülseratif kolit ile karıştırmakta bu da hastayı psikolojik olarak etkilemektedir. Bu hastalık basit bir hastalık olmayıp sadece kolonda değil, barsakların tümünde bozukluklar bulunduğundan ve bazen ekstraintestinal fonksiyonel ve psikolojik bozukluklar ile seyrettiğinden hastalığa ideal bir isim bulunamamıştır. fiimdilik irritabl barsak sendromu (İBS) ismi en uygun olanı gibi gözükmektedir.
EPİDEMİYOLOJİ
Hastalık dünyanın hemen her yerinde görülmektedir. Kadınlarda erkeklere göre bir kat daha fazladır. 20 ile 50 yaşları arasında sık rastlanmakla birlikte, çocuklarda da görülebilir. 50 yaşın üstünde nadirdir. fiehirlerde yaşayanlarda ve beyaz ırkta siyah ırka göre fazladır. Hastalığın gerçek sıklığı bilinmiyor. Çoğu hasta doktora gitmez, hastalık fatal değildir. Hastane kayıtlarına geçmez ve poliklinik kayıtları gerçeği yansıtmaz.
ETYOPATOGENEZ
Hastalığın etyopatogenezi tam aydınlatılamamıştır. Evvelce infeksiyonlar suçlanmış fakat ispatlanamamıştır. Son zamanlarda yapılan çalışmalarda gastrointestinal hormonların rolü üzerinde durulmaktadır. Laktaz eksikliğine bağlı şikayetlerin çoğu eskiden irritabl barsak sendromu zannedilmiştir. Bu hastalıkta bazen kolonun spazm ve hipermotilite ile giden motor bozukluğu, bazen de müküs sekresyonunun artması gibi sekretuvar değişikliklere ait bulgular ön plana geçmektedir.
Anormal Motor Fonksiyon
Kolonun normalde üç türlü motilitesi vardır:
1. Haustral Kontraksiyonlar: Bunlara segmental kontraksiyonlar, resting kolonik motilite, tonik ring kontraksiyonları, haustral markings gibi isimler verilmiştir. Amplitüd ü 550 mmHg, süresi 530 sn, sıklığı dakikada 212 kadardır. Kayıt edilebilen motilitenin yüzde 90 ı budur. Kolon grafilerindeki haustrasyonlar bu kontraksiyonlar ile oluşmaktadır. Bu kontraksiyonlar lümeni tam olarak tıkamaz, çabuk çıkar, uzun sürer ve çabuk kaybolur. Bu sebeple kolon grafilerinde sabit kaldığı zannedilir. Kitle hareketi "mass movement" sırasında kaybolur. Fekal kitleye tazyik ile fekal suyun emilimini sağlar. Gaitayı geciktirir ve karıştırır. Peristaltik değildir.
2. Regular Ring Kontraksiyonları: Kolonun hepatik şeksurasına yakın bir yerindeki "pace maker" den çıkan uyarılar ile oluşur. Kontraksiyonların bir kısmı çekuma, diğer bir kısmı sol kolona doğrudur. Peristaltik kontraksiyonlardır. Amplitüd ü 550 mmHg, süresi 915 sn, sıklığı dakikada 47 kadardır. Seri halinde ve ardışık, lümeni tam tıkamayan, çekuma doğru olanları frenleyici, sol kolona doğru olanları itici özellikte dalgalardır.
3. İntermitten Ring Kontraksiyonları: Günde 37 defa meydana gelir. Peristaltiktir. Yüksek amplitüdlü (75 mmHg den fazla), lümeni tam tıkayarak gaitanın tüm kolon boyunca yol alarak rektuma kadar gidişini sağlayan pelvik sinirlerin stimülasyonu ile oluşan tam bir itici kitle hareketidir.
İrritabl barsak hastalığında kabızlığın hakim olduğu zamanlarda haustral kontraksiyonlar artar ve hipermotilite hali ortaya çıkar. Kontraksiyon süresi 15 sn nin üzerindedir. Haustralar tüm barsakta ve bilhassa sigmoid kolonda çok sık ve derin hale gelir. Bu durum kolon grafilerinde, ipe dizilmiş kuru incirlerin görüntüsünü verir. fiiddetli kontraksiyonlar nedeni ile gaita sigmoid kolonda ilerleyemez ve burada kalarak ve sıkışarak keçi pisliği diye tarif edilen görünümü alır. Yüksek amplitüdlü itici kontraksiyonlar az sıklıkta oluşur. Diyarenin hakim olduğu zamanlarda ise, segmental kontraksiyonlar azalmış, diğer yüksek ve düşük amplitüdlü itici dalgalar normal veya azalmış sıklıktadır. Bu durumda gaita bir borudan suyun akışı gibi kolonda kolayca ilerleyerek ishal şeklinde atılmaktadır. Ayrıca rektal hassasiyetin artmış olması, dışkının sık sık atılmasına ve ishal şeklinde çıkmasına sebep olur.
Her iki grupta da kolonik motilite; kolinerjik ilaçlar, gastrin, kolesistokinin, psikolojik stres ile artar. İrritabl barsak sendromunda normal düzeyde sekrete edilen kolesistokine cevap aşırı artmıştır. Kısaca gastrokolik reşeks şiddetlidir, fakat geç başlar, uzun sürer. Normal kimselerde bu reşeks yemek ile birlikte başlar ve bir saat içinde biter. İrritabl barsak sendromunda ise yemekten 20 dakika kadar sonra başlamasına rağmen 80100 dakikadan fazla bir süre devam eder. Bu sebeple yemekten sonra bu hastalarda şikayetler artar. Deneysel olarak rektuma bir balon konur ve giderek artan bir hava basıncı ile şişirilirse rektumun kontraktil aktivitesi o nispette artar. Bu durum normal bir kişide tam bir defekasyon hissi sağlar. Bu hastalarda ise az hava ile çok büyük bir kontraksiyon meydana getirilebilir. Bu sebeple rektumdaki küçük bir dışkı parçası çok büyük bir defekasyon zorluğu ve efor gerektirir. Buna rağmen defekasyon tatmin edici olmaz ve hasta tam boşalamadığından şikayet eder.
Duyusal Bozukluk
Vagal ve spinal afferent sinirler duyusal bilgiyi barsaklardan, arka boynuz sinirleri aracılığı ile beyne iletirler. Barsak hassasiyetinin anormal şekilde algılanması (visceral hypersensitivity), irritabl barsak sendromunda karakteristik bir bulgudur. Rektum veya kolon içine yerleştirilen bir balonun şişirilmesi ile irritabl barsak sendromlu bir grup hasta bu gerginliği normal kişilerden daha erkenden ve düşük volümlerde yani düşük basınç düzeylerinde hissederler. Aşırı rektal hassasiyetin sonucu olarak ortaya çıkan tatminsiz bir dışkılama veya yetersiz bir rektal boşalım birçok hastanın ana şikayetlerinden sadece bir tanesidir. Bunun dışında, ardışık ve hızlı bir şekilde meydana getirilen sigmoid kolon içindeki suni basınç artışları hastalarda rektal hassasiyet meydana getirirken, normal kişilerde herhangi bir hassasiyet oluşmaz. Artmış visseral hassasiyetin sebebi belli değildir. Bu hastaların vücutlarının diğer kısımlarında belirgin bir ağrı eşiği azalması mevcut değildir.
Santral Sinir Sistemi
DEVAMINI OKUYABİLMEK İÇİN[ ÜYE OL] VEYA [ GİRİŞ YAP]