MENÜ

 TIBBİ MAKALELER
 Makaleler
 Makale Arşivi
 Makale Öner
 Makale Konuları
 Dosyalar
 Yeni Dosyalar
 Popüler Dosyalar
 Dosya Kategorileri
 Dosya Öner
 Forumlar
 ZİYARETCİ DEFTERİ
 TAVSİYE ETTİĞİMİZ SİTELER
 
 BİZE ULAŞIN

TIP & ECZACILIK

 Aksiklopedi
 Tıbbi Terimler
 Laboratuvar
 Tanı Algoritması
 Medline(Türkçe)
 Medline(İnglizce)
 Tıbbi Dosyalar
 Nöbetci Eczane

HUKUK

 Ana Kategori
 Kanunlar
 Tüzükler
 Yönetmelikler
 Genelgeler
 Yönergeler
 Sık Sorulan Sorular

HERKE İÇİN SAĞLIK

 ..::saglik::..
     Böbrek Sagligi
     Göz Sagligi
     Kalp Damar
     Kulak Burun Bogaz
     Kanser
     Bulasici Hastaliklar
     Kadin Sagligi
     Erkek Sagligi
     Çocuk Sagligi
     Çocuk Sagligi 2
     Çocuk Hastalikları
     Gebelik
     Bebekler
     Ilk Yardim
     Ilk Yardim 2
     Hastaliklar
     Dis Sagligi
     Genel Saglik

DOST SİTELER

 DOST SİTELER
 Hemşireler Sitesi
 Sağlıkcılar Portalı
 DoktorTR.Net
 OSAHED
Adli Raporların Hazırlanmasında Kullanılan Kılavuz
Tarih: Sunday, February 03 @ 18:48:58 EET Gönderen doktor


İ.Ü Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Sürekli Tıp Eğilimi Etkinlikleri______________

Yeni Yasalar Çerçevesinde Hekimlerin Hukuki ve Cezai Sorumluluğu, Tıbbı Malpraktls ve Adli Raporların Düzenlenmesi

Sempozyum Dizisi No: 48 • Şubat 2006 • s.147-154

Adli Raporların Hazırlanmasında Kullanılan Kılavuz

Doç. Dr. Nadir ARICAN - Dr. Oğuzhan EKİZOĞLU


Ülke gerçekleri ve günün koşullarını karşılayamadığı ve ömrünü ta­mamladığı konusunda birey, sivil toplum örgütleri ile kurumların hemfikir olduğu yaklaşık seksen yıllık bir döneme damgasını vuran 1926 tarihli sa­yılı Türk Ceza Kanunu 2005 yılında uygulamadan kaldırıldı. Son 2 dekad da değişik kesimler tarafından zaman zaman tartışılan ancak son birkaç yıl içerisinde olgunlaştırılıp -kimilerine göre yeterince tartışılmadan yasalaştı­ğı ifade edilen- uygulamaya giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, 5271 sa­yılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve bu yasalara paralel olarak yapılan yasal düzenlemeler, sadece hukuk alanında değil, özü gereği tüm kesimleri ilgi­lendiren bir durum olarak karşımıza çıkmıştrr.Dolayısıyla bir taraftan, baş­ta konu ile yakından ilgili meslek grupları olmak üzere tüm kesimlerin kı­sa sürede bilgilendirilmesi ve önemli değişimlerin vurgulanmasına çalışı­lırken, diğer yandan olası aksaklıklar da değerlendirilerek önümüzdeki dö­nemde iyileştirilmesine yönelik çabalar ve tartışmalar da devam etmekte­dir. Söz konusu yasaların hazırlanması aşamasında ilgili meslek grupları­nın süreç içerisinde yer alamadıkları tartışmaları özellikle sivil toplum ör­gütleri tarafından halen devam etmekte ise de yasalar uygulamaya girmiş, bireylerin ve kurumların sorumlulukları yeniden düzenlenmiştir.
Yeni Türk Ceza Kanunu ve Ceza Muhakemesi Kanunu ile hemen ar­dından uygulamaya giren “Ceza muhakemesinde beden muayenesi, gene­tik incelemeler, ve fizik kimliğin tespit hakkında yönetmelik” ve “Yakala­ma, gözaltına alma ve ifade alma yönetmeliği” biz hekimleri de oldukça yakından ilgilendirmektedir. Gerek mesleki uygulamalarımız gerekse bilir­kişi olarak görevimizi yürütürken alanımıza önemli değişimler getirdiği açıktır. Söz konusu yasal düzenlemeler, bilirkişilik görevini yürüttüğümüz süre içerisinde alışkın olduğumuz çoğu kavramda değişiklik yaparak, ilk dönemlerinde içeriğin anlaşılmasında zorluklara, dolayısıyla doğrudan uygulamada ve adli raporların düzenlenmesinde güçlüklere yol açmıştır. Bu bölümde, yeni yasal düzenlemeler ile özellikle travmalar konusundaki köklü kavramsal değişimler, adli rapor hazırlarken yararlanılacak rehber ve bu rehberin hazırlanma sürecindeki çalışmalar ile kullanımı konusunda bilgiler verilecektir.
İlgili kanunların uygulamaya girmesi ve bu kanunlara dayanarak çıkartılan bazı yönetmelikler doğrultusunda adli tabiplik hizmetlerinin yürütül­mesi ile ilgili konuların yeniden düzenlenmesi gereği belirtilerek Sağlık Bakanlığı, Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından 22.09.2005 tarihli “Adli tabiplik hizmetlerinin yürütülmesinde uyulacak esaslar” konulu genelge hakkında da bilgi verilecektir.
Yeni CMK ve Yeni TCK kabulünün öncesinde eski uygulamadaki ak­saklıklar ve çözüm önerileri, gerek bireysel gerekse kurumsal düzeyde çe­şitli platformlarda tartışılmış ve yasanın genel çerçevesinin oluşturulması ve uygulamadaki projeksiyonları üzerinde önemli çalışmalar gerçekleştiril­miştir. Konumuz adli raporlar ve Yeni TCK da belirlenen çerçevede rapor yazılmasında kullanılacak kılavuzun kullanımı olduğundan; travmalar ile ilgili olarak 86, 87 ve 88. maddeler ile yeniden düzenlenen, bir önceki TCK da 456. Madde ile uygulaması yapılmış olan ve adli rapor yazımında sınırların çizildiği konu değerlendirildiğinde, söz konusu 456. Maddede (Eski TCK) meslektaşlarımızın gayet iyi bildikleri, hayati tehlike, mu-tad_iştigal, uzuv zaafı, çehrede sabit eser, çocuk yapma kabiliyetinde azal­ma v.b kavramlar mevcuttu. Yeni düzenleme de bu kavramların çoğu kar­şılığını bulmuştur. İlk bakışta çok önemli değişimlerin yokmuş gibi görün­mesine rağmen, özellikle rapor yazımında dikkat edilmesi gereken ciddi farklılıkların olduğu göze çarpmaktadır. Önceki dönemde özellikle mutad-iştigal (İş ve güçten kalma olarak da tanımlanan) konusunda önemli sorun­ların ve konu ile ilgili önemli tartışmaların olduğunu biliyoruz. Adli şifa süresinin belirlenmesi olarak da tanımlayabileceğimiz bu kavram bir an­lamda travmanın ağırlık derecesinin belirlenmesinde kullanılan önemli kri­terlerdendi. 0-10 gün, 11-19 gün ve 20 ve üzerinde olup olmamasına göre kişilere verilecek cezanın belirlenmesinde yasa uygulayıcıları tarafından dikkate alman bir unsur idi. Bilirkişilik uygulamalarında, bilimsel gerçek­ler doğrultusunda standart ve objektif olma yükümlülüğü de bulunduğun­dan, adli rapor hazırlarken kullanılabilecek ve standart oluşturulmasında yardımcı olan tablolar geliştirilmişti. Eski TCK ya göre hazırlanmış söz konusu tablolar Prof. Dr.Şemsi GÖK, Prof. Dr. Özdemir KOLUSAYIN ve Dr. Selman AKYOL tarafından hazırlanmış ve “kişilere karşı müessir fiil-ler”başhğı altında derlenen kitapçık, adli tıp kitaplarında da tablolar halin­de yerini alarak adli rapor yazımında hekimlerin başvurduğu kaynak ola­rak kullanılmıştır. Bu tablolarda tanımlanan travmatik değişimler bilimsel gerçekler ışığında zaman zaman tartışılarak, eklemeler ya da yorum farklı­lıkları da oluşturulmuştur. Ancak güncellemelere rağmen Yeni TCK ile birlikte yeniden tartışılması ve tıbbın diğer alanlarında çalışan hekimlerin de katkısıyla yeniden değerlendirilmesi çalışmaları yürütülmüştür. Balci ve arkadaşları, tarafından yapılan çalışmada,  kullanılmakta olan ölçeğin diğer cetveller ile modifiye edilerek kullanılmasının yararlı olacağını ve çalışmasındaki sonuçların yeni TCK düzenlemelerinde yararlı olacağını belirtmiştir. Konu ile doğrudan ilgili hekim grubu olan adli tıp uzmanları da özellikle uygulamadaki sorunlar ve bilimsel gerçekler ışığında çözüm önerilerini bilimsel platformlarda tartıştığını görmekteyiz. Bu tartışmaların sonucunda da aşağıda aktarılan ve Yeni TCK kapsamında adli rapor yazar­ken hekimlere ışık tutacak bilimsel gerçekler ışığında hazırlanmış kılavuz oluşturulmuştur.
Bir yandan bireysel çalışmalar ve araştırmalar yürütülürken, diğer yan­dan alanda görev yapan bilimsel organlar da hızla çalışmalarını yürütmüş­lerdir. Yeni TCK yasalaşması süreci öncesinde adli tıp alanında uzun süre­dir çalışmalarını yürüten “Adli Tıp Uzmanları Derneği” konu ile ilgili ola­rak hızlı bir organizasyon ile bilimsel platformlarda konunun tartışılması­nı sağlamış ve sadece ülkemiz için değil tıp alanında genel kabul görmüş bilgileri de gündeme taşıyarak yeni kılavuzun hazırlanmasına öncülük etmiştir. Adli Tıp Uzmanları Derneği (ATUD) bu kapsamda;
Öncesinde yapılan araştırmalar ve komisyon çalışmaları doğrultusunda bir dizi toplantı yapılmasına karar vermiş ve ilk kez 18-19 Aralık 2004 ta­rihlerinde ATUD ve Uludağ Üniversitesi Adli Tıp AD işbirliği ile “Yeni TCK ve Adli Tıp Uygulamaları" konulu sempozyum gerçekleşmiştir. Sempozyum öncesinde yara ağırlıkları ile ilgili hazırlanmış taslaklar katı­lımcılar ile elektronik ortamda paylaşılmış, sempozyumda da katılımcıla­rın öneri ve eleştirileri alınarak 08-09 Ocak 2005 tarihinde atölye çalışma­sı yapılarak geniş katılım ile listenin tartışılmasına karar verilmişti. Atölye çalışması elektronik ortamda (atud@yahoogroups.com) duyurularak baş-yüz, göğüz -karın, iskelet sistemi, ruh sağlığı ve entoksikasyon olmak üze­re 5 çalışma grubu oluşturulmuştur. Bu çalışma gruplarına alanda çalışan hekimlerin yanı sıra görüş ve deneyimlerinden yararlanmak üzere ilgili uz­manlık derneklerinden akademisyenler de toplantı öncesinde bilgilendiri­lip taslaklar dağıtılarak davet edildi. İstanbul Tabip Odası'nda gerçekleşti­rilen toplantıda çalışma grupları tekrar taslaklar üzerinde tekrar tartışarak raportörler aracılığı ile sonuçlar sunuldu. Ve öneriler doğrultusunda liste­lerin yeniden gözden geçirilmesi ve gereken düzenlemelerin yapılması için redaksiyon grubu oluşturuldu. ATUD nin çalışmaları yanı sıra konu ile doğrudan ilgili resmi kurum olan Adalet Bakanlığı'na bağlı Adli Tıp Ku­rumu da çalışmalarını sürdürmüş, özellikle yargı birimleri ile birlikte çalış­malarını yürütmüştür. Bu süreç içerisinde Adli Tıp Alanında çalışmalarını sürdüren hekimlerin genel kabulü ve isteği doğrultusunda Adli Tıp Kuru­mu ile birlikte bilgi ve deneyimlerin paylaşımını sağlayabilmek amacı ile o dönem kurulan Adli Tıp Derneği temsilcileri ile bir araya gelinerek kurulan komisyon, çalışmalarını birlikte sürdürmüş ve oluşturulmuş taslağın redaksiyon aşamasını ile öneriler doğrultusundaki değişiklikleri birlikte yürüterek Haziran 2005 tarihinde son halini verip elektronik ortamda ya­yınlanmasını sağlamıştır. Yukarıda belirtildiği üzere yeni kılavuzun hazır­lanması uzun çalışmaları gerektirmiş ancak sonuçta bilimsel gerçekler ışı­ğında tartışılarak olgunlaşması sağlanmıştır. Söz konusu kılavuzun tıp bi­liminin değişen doğruları ile birlikte güncellenmesi ve eklemelerin yapıl­ması da kaçınılmazdır. Olası değişikliklerin yanı sıra kılavuzu kullanacak meslektaşlarımızın dikkate alması gereken bir diğer konu da önemli ölçü­de tüm travmatik değişimler konusunda bilgi vermekle birlikte tamamını kapsaması mümkün değildir. Adli rapor yazarken her olgunun kendi için­de değerlendirilmesi gerektiği gerçeği de göz önünde bulundurularak kıla­vuzun kullanılması gerekmektedir.
Yeni Türk Ceza Kanunu nun ilgili maddeleri gereği, adli rapor yazar­ken sıkça kullandığımız, mutad-ı iştigal, farik ve mümeyyizlik, çehrede sabit eser, çehrenin daimi değişikliği, havas ve ya azadan birinin devamlı zaafı v.b zaman zaman anlaşılmasında güçlük çekilen ifadeler değiştiril­miş ve ek tanımlamalar da getirilmiştir.
Yeni tanımlamalar ve kavramlar:


DEVAMINI OKUYABİLMEK İÇİN[ ÜYE OL] VEYA [ GİRİŞ YAP]

Adli Raporların Hazırlanmasında Kullanılan Kılavuz | Hesap Aç/Yarat | 0 Yorum
Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden biz sorumlu tutulamayız.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun

 

İlgili Bağlantılar

· Daha fazla Adli Tıp
· Makale gönderen doktor


En çok okunan Makale: Adli Tıp:
atheroskleroz biyokimyası.rtf

Makale Puanlama

Ortalama Puan: 0
Toplam Oy: 0

Lütfen bu Makaleyi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü

Seçenekler


 Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

:


Msn bot last visit powered by MyPagerank.Net
Yahoo bot last visit powered by MyPagerank.Net

Web Stats
traffic analysis

Google Sitemap Generator
ONOFİS WEB HOSTİNG