Prof. Dr. Kenan AYCAN
SİNDİRİM SİSTEMİ (APPARATUS DIGESTORIUS)
Sindirim sistemi ağzımıza aldığımız besinlerin çiğnenmesi, parçalanıp kimyasal moleküllerine ayrılması, bunların kana karışması, kana karışmayan atıkların vücuttan atılması işlemini yapan sistemdir. Yaklaşık 9 m uzunluğundadır.
Sindirim organları: Ağız, yutak, oesophagus, mide, ince barsaklar (Duodenum, Jejinum, İleum), kalın barsaklar (Caecum, Colon ascendens, Colon transversum, Colon descendens, Colon sigmoideum), rectum ve anüsten oluşur.
Bunların yanında yardımcı organlar dişler, tükrük bezleri, karaciğer ve pankreas'tır.
AĞIZ ( CAVITAS ORIS )
Ağız sindirim sisteminin ilk kısmını meydana getirir alınan lokmaların çiğnendiği, tükrük bezlerinin salgıları ile besinlerin moleküllerine ayrıldığı sindirim başladığı ilk yerdir.
Ağız Dudarkalar (Rima oris) ile pharynx girişi olan isthmus fauceum (Boğaz geçidi) arasında bulunur.
Ağız vestibulum oris ve cavitas oris propria denilen iki kısımda incelenir.
VESTİBULUM ORİS (Ağız girişi)
Dıştan dudaklar, yanaklar içten dişeti ve dişler arasında bulunan kısma denir. Dudakların arasındaki ağıza ilk girilen kısma rima oris denir. Vestibulum oris dişler kapandığı zaman cavum oris propria'ya dişlerin arasındaki boşluklar ve spatium retromolare aracılığı ile açılır. Spatium retromolare büyük azı dişlerinin arkasında dişlerin bulunmadığı yerdir. Herhangi bir rahatsızlık sonucu hastanın ağzını açamıyorsanız buradan sokabileceğiniz sonda ile hastaya müdahele edebilirsiniz.
LABIA ORIS (DUDAKLAR)
Ağız girişini (rima oris )‚ çevreleyen dudaklar üst dudak (labium superior) ve alt dudak (labium inferior) olmak üzere iki tanedirler. İki dudağın arasındaki açıklığa rima oris denir. Dudaklar dışta deri içte mukoza ve bunların arasındaki m. orbicularis oris, damarlar, sinirler ve dudak tükrük bezlerinden (glandula labiales) yapılmıştır. Alt ve üst dudağın yanlarda birbirleri ile birleştikleri yer commissura labiorum denir. Bu köşedeki açıya angulus oris denir. Commissura labiorum 1. premolar dişin önünde bulunur. Üst dudağın üzerinde ortada bulunan oluğa philtrum denir. Philtrum aşağıda küçük bir kabartı ile sonlanır buna tuberculum denir. Üst dudağı yanaktan sulcus nasolabialis ayırır. Sulcus mentolabialis ise alt dudak ile çeneyi birbirinden ayırır.
Dudağın dış kısmı deri, vestibulum’a bakan kısmı mukosa yapısındadır. Dudak mukozası keratinleşmemiş epitelden yapılmıştır. Dudak derisi ise keratinleşmiş epitelden yapılmıştır. Dudak kenarları iki dokunun birbirine geçiş yeridir. Derinin mukozaya dönüştüğü yere serbest kenar Limbus cutanea oris denir.
Dudak mukozası: Dudakların iç yüzünü ve birbirine bakan yüzünü meydana getiren mukoza çok katlı yassı epiteldir. Dudağın mukozanın ince olmasından dolayı kandamarlarının rengi buraya pembe renk verir. Bebeklerde mukozanın bibirine bakan kısımlarında transvers yönde bir oluk bulunur. Bu oluk memeyi iyi kavramaya ve emme sırasında hava yutmamaya yardım eder. Dudaktaki bezlere glandula labiales denir. Bu bezler m. orbicularis oris ve dudak mukozası arasında bulunur. Küçük müköz tükrük bezleridir. Kanalları vestibulum oris'e açılır. Dudakların mukozasını dişlerimizin arasına alırsak bu bezleri hissedebiliriz. Bu bezlerin arasında bazen yağ bezleri glandula sebacea'ler bulunur. Dudakların birbirine bakan yüzlerindeki yağ bezlerinin salgısı buranın kurumamasını sağlar. Üst dudağın mukozasının dış kemerine atladığı yere fornix labii superior, alt dudağın mukozasının dış kemerine atladığı yere fornix labii inferior denir. Üst ve alt dudak mukozasının diş kemerine atlaması sırasında ortada bir kabartı meydana getirir. Bunların üst dudaktakine frenilum labii superioris, alt dudaktakine frenilum labii inferioris denir. Dudaklar bu plikalarla diş etlerine (gingiva) bağlıdır. Eğer üst dudağı yukarı alt dudağı aşağı itersek bu frenilumları görebiliriz.
Dudak derisi: Dudakların dış yüzü deri özelliğindedir. Burada kıllar yağ ve terbezleri bulunur. Buradaki kıllar daha çok erkeklerde görülür, eğer bayanlardada bulunuyorsa klinik sebeplerinin araştırılması lazımdır. Bilindiği gibi üst dudaktaki kıllara bıyık, alt dudaktaki kıllara ise sakal diyoruz.
Dudağın arterleri: A. facialis’in dalları olan a. labialis superior ve a.labialis inferior'dur. Dudağın sağındaki ve solundaki a. labialis’ler birbirleri ile anastomoz yaparlar (circulus arteriosus labiorum). Başparmağımız ve işaret parmağımızın arasına dudağımızı alıp sıkıştırdığımızda arteriel nabzı hissedebiliriz.
Venleri: Üst dudak venleri v. facialis’e alt dudak venleri v.submentalis’e dökülür.
Sinirleri :M. orbiicularis orisin motor siniri n. facialis'tir. Sensitif sinirleri üst dudağınki n. maxillaris'’n dalları, alt dudağınki n. mandibularis'in dalları. Parasempatik sinirleri n. glossopharyngeus'tan, sempatik sinirleri damarların çevresinde boyun sempatik sinirlerinden gelirler.
Dudağın lenfası: Submandibular lenf nodlarına drene olur.. Bunlarda nody cervicales profudi’ye dökülür. Alt dudağın orta kısmının lenfası ise submental lenf nodlarına drene olur, buradan nodus jugulo-omohyoideus’a gider. Dudak kanserleri lenf yolunu izleyerek metastaz yapar.
KLİNİK: Üst dudağın infeksiyonları v. labialis superior v. facialis.v. angularis, v. subraorbitalis, yolu ile beyindeki sinus cavernosusa geçebilir. Bu duruma sinus cavernosususun tromboflebiti denir.
Yüzün Tehlike üçgeni: Dudağın köşelerinden 2 cm dışardaki iki noktanın üst dudağın alt kenarından geçen bir çizgi ile birleştirdiğimizde bu çizginin uçlarını glabellaya birleştiren iki çizgi daha çizdiğimizde bir üçgen elde deriz bu üçgen içinde olan enfeksiyonların venler yolu ile v.ophtalmica'ya geçerler buradanda sinus cavernosusa geçer buradan duramater sinuslarına geçebilir. Bu bölgeye yüzün tehlike üçgeni denir.
FASİAL PALSİ: Fasial sinirin felcidir. Bu durumda m. orbicularis oris ve m. lavator labii superior bu sinirle inerve olduğu için felçli olan sinirin tarafında sulcus nasolabialis düzleşir. Dudak diğer tarafa çekilir kişi ıslık çalamaz. Kişinin dudak köşeleri lezyonlu tarafın aksine çekilme gösterir. Buna denir.
DUDAK YARIKLARI: Konjenital bir malformasyon olan duduak yarıkları 1/100 oranında görülür. Yarık tek taraflı veya çift taraflı olabilir. Yarık bazen damak yarığı ile birlikte olabilir. Tek taraflı olanlar sık görülürler. Maxillanın ve dudakların embryolojik gelişimlerinin normal olmaması sonucu ortaya çıkarlar (Bak embryoloji kitabı). Bu anomaliler maxiller ve nazal çıkıntıların kısmen yada tamamen eksik olması sonucu ortaya çıkar. Bu anomali erkeklerde kızlardan çok rastlanır, çevresel faktörlerden çok genetik faktörlerden kaynaklanır. Anne yaşının artması ile sıklığı artar. Değişik ırklarda farklılık gösterir. Yarık damak 1/2500 dir. Bu konuyu embryoloji kitabınızdan geniş bir şekilde okuyunuz . önemlidir. !
DUDAK KANSERLERİ: Çoğunlukla erkeklerde alt dudaklarda görülürler. Bunlar lezyonlu tarafa bağlı olarak submental veya submandibular bölgeye metastaz yaparlar ilerlemesi halinde boyun lenf nodlarına kadar yayılabilirler. Buranın lenf dolaşımının iyi bilinmesi gerekiyor.
YANAKLAR (BUCCA)
Yüzün ve ağızın yan tarafının büyük kısmını yapar. Ön kısmını sulcus nasolabialis, (Bu oluk burunun yan kısmından ağız köşesine doğru uzanır.) üst kısmını arcus zygomaticus, arkasını kulak önü, aşağısını mandibula alt kenarı yapar. Dışta deri içte mukoza ile kaplıdır. Bunların arasında yüzün mimik kasları ve yağ dokusu (corpus adiposum buccae), bağ dokusu ve damarlar sinirler bulunur. Dışta deri altında m. massetter’in üstünden parotis bezinin kanalı olan ductus parotideus arcus zygomaticusa paralel olarak (arcus zygomaticutan bir parmak genişliğinde aşağıdan geçer) geçerek m. massetter’in ön kenarında ağız içine m. buccinatorius’u delerek üst 2. molar diş hizasında ağıza girer. Buradaki mukozada papilla parotidea denilen papilla bulunur buraya ductus parotideus açılır.
M. massetter’in ön kenarı ile m. buccinatorius’un arasındaki boşlukta bulunan yağ dokusuna corpus adiposum buccae denir. Corpus adiposum buccae yanağın dış yüzünün düzleşmesini sağlar. Çocuklarda emme sırasında yanağın kollabe olmasını önler.
Yanak derisi erkeklerde kıllıdır, bu kıllara sakal diyoruz.
Yanağın asıl kası m. buccinatorius’tur. Bu kasın dışında burada bulunan yüze ait mimik kaslarda vardır ( M. Massetter, m. Risorius, m. zygomaticus majör – minör, m.
platisma) M. Buccinatorius’un üzerini örten fasiaya facia buccopharyngea denir. Bu fasianın ağız köşelerinden başlayıp m. Buccinatorius’u ve farinksin konstriktor kaslarını sararak farinksin arkasında Raphe pharyngis’te sonlandığını biliyorsunuz.
Yanak içinde mukoza ile yanak kasları arasında bulunan bezlere glandula buccales denir. Bunlar müköz bezlerdir. Bunların 4-5 tanesi ductus parotideus’un son kısmı çevresinde m. buccinatorius’un dışında bulunurlar bunlara glandula molares denir, bunların kanalları ikinci molar diş hizasında m. buccinatorius’u delerek ağız içine açılırlar. Yanağın içini döşeyen mukoza diş kemerine atlayarak gigivayı yapar. Arkada damağa geçerek damak mukozasını yapar.
Vestibulum oris ve yanak lokmanın asıl ağız boşluğuna (cavum oris phroprium) geşmesini sağlayan bir sfinkter görevi görür. Yanak dudaklarla birlikte emme, üfleme, öpme, ve yeme fonsiyonlarında ortak çalışır. Çiğneme sırasında lokmaların dil ile diş arasında kalmasını sağlar.
Yanağın arterleri: A. facialis, a.infraorbitalis (a. maxillaris’in dalı), A. transversa faciei (a. temporalis superficialis’in dalı) gelir.
Yanağın venleri: Arterler ile ayni isimlidir.
Sinirleri: Sensitif sinirleri n. mandibularis ve n. maxillaristen gelirler. Kaslarının Motor siniri n. facialis'tir. M. masseter’in motor siniri n. mandibularis’tir .
Lefası: Nody submandibularis ve Nody parotidei’ye gider.
KLİNİK : Fasial sinirin felcinde ağız köşesinin bir tarafa çekilmesi sonucu ağız içindeki tükrük ve yiyecekler dışarı çıkar.
ASIL AĞIZ BOŞLUĞU ( CAVITAS ORIS PROPRIA )
Buranın ön ve yanlarında arcus dentalis (Alveolaris) (diş kemeri), Tavanında damak, tabanında dil ve bununla ilgili oluşumlar, arkasında ısthmus fauceum (boğaz geçidi bulunur.
Arcus dentalis (diş kemeri): Bilindiği gibi burayı üstte maxilla altta mandibula yapar. Bu kemiklerin üzerindeki alveoli dentalis’lerde dişler bulunur. Arcus dentalis’in vestibulum oris’e bakan ön yüzü, cavum oris proprium’a bakan arka yüzünü ve dişlerin aralarını örten mukozaya gingiva (diş eti) diyoruz.
GINGIVA (DİŞ ETİ )
Dişlerin arasını doldurarak diş kemerlerinin üzerini örten çok katlı yassı epitele denir. Diş eti dişlerin aralarına sokularak dişlerin boyunlarını sıkı sıkı sararak diş köklerini her türlü enfensiyona karşı korur. Diş etinin serbest bölümünün dişlere yaslanan kısmına margo gingivalis dişlerin arasına sokulan kısımlarına papilla gingivalis (interdentalis) denir. Dişeti altındaki fibröz doku vasıtası ile üst ve alt çene kemiklerinin periosteum’una sıkı sıkıya yapışmıştır.
Arterleri: Üst gingivanın arterleri : a. infraorbitalis, a.pterygopalatina, a. alveolaris superior, a. palatina. Alt gingivanın arterleri : a. submentalis, a. sublingualis, a. alveolaris inferiordan gelir.
venleri: V. lingualis, v. facialis, plexus pterygoideusa dökılır.
Sinirleri: Üst çene dişetine: N. maxillaris’in dalları olan n. palatinus majör, n. nasopalatinus ve n. alveolaris superiordan gelir. Alt çene dişetine n. mandibularis’in dallarından n. alveolaris inferior, n. lingualis, n. buccalis inerve eder.
Lenfası: Nody lymphatici submandibulares, submentales’lere drene olur.
GINGIVITIS: Gingivanın iltihabına denir. Bu iltihap gingivanın kızarması ile kendini gösterir. Eğer tedavisi yapılmazsa enfeksiyon dişlere yayılır (peridontitis). Bu durum dişlerin kaybına sebep olabilir.
DİŞLER ( DENTES )
Dişler ağıza alınan gıdaların kesilmesini, parçalanmasını sağlayan sert yapılardır. Üst çenede 16 alt çenede 16 tane olmak üzere 32 tanedir. Bazı hayvanlarda dişler sık sık düşer yerine yenileri gelir buna polyphodontida denir. Memelililerde ise dişler yaşam boyunca bir defa değişir buna diphyodontida denir. İnsanlarda kısmen bu gruba girer. Memelilerde dişler ayni göreve sahiptirler buna homoidontida denir. İnsanlarda ise dişler farklı işleri yapmak üzere farklı şekiller almışlardır buna heterodontida denir. Buna göre dişler kesici dişler (dentes incissivi), köpek dişleri (dentes cannini), Küçük azı dişleri (dentes premolares) , Büyük azı dişleri (dentes molares) olmak üzere 4 kısımda incelenirler. ilk çıkan geçici dişlere dentes decidui, yaşam boyunca kalıcı dişlere dentes permanentes denir.
Dentes decidui: Yenidoğan çocukta diş bulunmaz iki yaşına kadar alt ve üst çenede 20 tane diş çıkar bunlara denir. Bunlar her yarım çenede 2 kesici , 1 köpek , 2 büyük azı dişi çıkar. Bunu formülü 2 1 2 olarak yazılır.
Dentes permanentes: 6 yaşından itibaren süt dişleri dökülmeye yerini kalıcı dişler almaya başlar. Her yarım çenede 8 diş olmak üzere erişkin bir insanda 32 kalıcı diş bulunur. Bunlar: 2 kesici diş( I ), 1 köpek dişi( C ), 2 premolar diş( PM ), 3 molar diş( M ) dir. Diş tababetinde dişler aşağıdaki gibi okunur.
3 M 2 PM 1 C 2 İ 2İ 1 C 2 PM 3 M
3 M 2 PM 1 C 2 İ 2İ 1 C 2 PM 3 M
Kesici dişler (dentes incissivi)(İ): Ön dişlerin kenarlarının kesici olması lokmaları kesmesi sebebi ile bunlara kesici diş denir. Her yarım çenede 2 şer tane olmak üzere 8 tanedir. Tek kökü vardır.
Köpek dişleri (dentas cannini) (C): Her yarım çenede birer tane olmak üzere 4 tanedir. Tek kökü vardır.
Küçük azı dişleri (dentes premolares) (PM): Her yarım çenede 2 tane olmak üzere 8 tanedir. Genellikle tek kökü vardır.
Büyük azı dişleri (dentes molares) (M): Her yarım çenede 3 tane olmak üzere 12 tanedir. Dişlerin en büyüğüdürler. Bundan dolayı facies masticatorius denilen yüzlerindeki çıkıntılar bulunur. Bunlar 4-5 adet olabilir.Bu dişlerin üst çenede 3, alt çenede 2 tane kökleri olur. 3. molar dişe akıl dişi ( dentes serotinus, dens molares tertius ) veya 20 yaş dişi denir. Bu diş 17-25 yaşları arasında çıkar bazen geç kalabildiği hiç çıkmadığıda olabilir.
Dişlerin genel özellikleri: Her diş corona dentis, cervix dentis ve radix dentis olmak üzere üç kısımda incelenir.
1-Corona dentis : Dişin gingivanın dışında kalan görünen kısmına denir.
Buranın 5 yüzü vardır.
Facies vestibularis: Dişin vestibulum orise bakan yüzüdür. Bu yüz komşu olduğu oluşumlara göre ikiye eyrılır.
a-Facies labialis: Dişin dudaklara yanağa bakan yüzüne denir.
b-Facies buccalis: Yanağa bakan yüzüne denir.
Facies lingualis: Dişin dil ile komşu olan yüzüne denir.
Facies contactus anterior (Facies medialis ): Dişin önündeki dişle komşu olan yüzüne denir.
Facies contactus posterior (facies distalis ): Dişin arkasındaki diş ile komşu olan yüzüne denir.
Facies Masticatorius (Facies occlusialis): Çiğneme yüzüne denir. Üst ve alt dişlerin bu yüzleri çiğneme esnasında birbirine değerler. Bu yüzlerin üzerinde tümsekler bulunur bunlara cuspis dentis denir, bunlarında en çıkırtılı yerine apex cuspidis denir. Cuspus dentislerin arasındaki enine çıkıntılara crista transversalis, üçgen çıkıntılara crista triangularis denir.
2-Cervix dentis: Dişin boynuna, dişetinin dişe tutunduğu bölüme denir.
3-Radix Dentis: Dişin alveoli dentalis’in içinde bulunan kısmına denir. Bu alveollerin içi periosteumla döşelidir. Buranın tepesine apex radicis dentis denir, buranın üzerinde bulunan deliğe foramen apicis dentis denir.
Cavitas dentis: Dişin içindeki boşluğa denir buranın içindeki diş özüne pulpa dentis denir. Pulpanın içinde zengin damarlar ve bağ dokusu bulunur. Pulpanın kök içindeki kısmına canalis radicis dentis denir. Pulpaya damarlar foramen apicis dentis'’en girerler.
Dişler ile dişlerin oturduğu alveoli dentalesler arasında bulunan boşluğa spatium periodontale denir. Bu boşluğu dolduran bağ dokusuna periodontium denir. Bu bağ dokusu kollagen ipliklerden yapılı olup dişin alveol duvarına sıkıca tutunmasını sağlar. Bu ipliklere Fibria alveolidentales denir.
Dişlerin çıkma zamanları:
Süt dişleri Kesici dişler 6-10 aylarda
Köpek dişleri 16-20 aylarda
Molar dişler 15-24 aylarda
Kalıcı dişler Medial kesici 7 yaşında
Lateral kesici 8 yaşında
Köpek dişleri 11-12 yaşında
Birinci premolar 9 yaşında
İkinci premolar 10 yaşında
Birinci molar 6 yaşında
İkinci molar 12-13 yaşında
Üçüncü molar 17-25 yaşında (akıl dişi)
Damarları :
Arterleri: Alt çene dişlerini besleyen a. alveolaris inferior a. maxillaris’in dalıdır. Foramen mandibulae’dan canalis mandibulae’ya girer burada plexus dentalis denilen plexusu yapar. Bu plexuslardan çıkan rami dentales'ler alt çene dişlerine dağılır. Üst çene dişlerine a. maxillaris’in dallarından Aa. alveolaris superiores anteriores ve posteriores'ler beslerler.8u
Venleri: Alt çenenin venleri v. alveolaris inferiora dökülür bunlarda plexus venosus pterygoideusa açılır. Üst çene venleri önde v. facialis’e , arkada plexus venosus pterygoideus’a dökülürler.
Lenfası: Dişlerin lenfası nody lymphatici submentalis’lere oradanda nody lymphatici submandibularis'lere veya nody lymphatici cervicalis profundiae’ye dökülürler.
Sinirleri: üst çenenin sinirleri n.maxillaris’in dalı olan rr. alveolaris superior anterior, rr. alveolaris superior medius, rr. alveolaris superior posteriores lerden gelirler. Alt çenenin sinirleri n.mandibularis’in dalı olan n. alveolaris inferior tarafından inerve edilir. Bu sinir canalis mandibularis içinde ilerlerken dişlere dallarını verir sonunda uç dalı foramen mentaleden n.mentalis olarak çıkar.
PALATUM ( DAMAK )
Ağzın tavanına damak denir. Burası önde sert damak arkada yumuşak damak olmak üzere iki kısımda incelenir.Damak burun boşluğu ile ağız boşluğunu birbirinden ayırır.
Palatum durum (Sert damak):
Os maxillae’nin processus palatinus’u (2/3 kısmı) ile os palatinum’un lamina horizontalis’i (1/3 kısmı) tarafından meydana getirilmiştir. Ön ve yanlarda arcus alveolarisler tarafından çevrilmiştir. Arkada yumuşak damak ile devam eder. Bu kemiklerin üzeri ince bir mukoza ile kaplıdır. Ortasında önden arkaya doğru uzanan kabartıya raphe palatini denir. Raphe palatinin ön tarafındaki canalis incissivus’un bulunduğu yerde (papilla incissiva) vardır. Önde her iki yanda yanlara doğru uzanan enine mukoza kıvrımlarına plica palatina transversa denir. Çok katlı yassı epitelden meydana gelen damak mukozası ile damak kemiğiklerinin periosteum’u bağ dokusu ile birbirine sıkıca bağlanmıştır. Bu bağ doku içinde çok sayıda glandula palatina denilen tükrük bezleri bulunur. Sert damağın ön ve yanlarında diş eti ve arcus alveolaris bulunur.
Palatum molle (yumuşak damak ):
Damağın arka kısmına denir. İçinde kaslar bağ dokusu damar ve sinirler bulunduğundan, üst ve altını mukozanın kapladığından dolayı yumuşak damak denir. Sert damak gibi ağız ile burun arasındadır. Yumuşak damağın ön kısmı sert damağa yan kısımları ise pharynx’in yan duvarlarına tutunur.Yumuşak damağın arka kenarı aşağı doğru sarkar. Bunun ortasındaki aşağı doğru olan uzantıya uvula denir. Bunun içinde m. uvulae denilen kas vardır. Uvulanın tabanından yanlara doğru uzananan kemerlere arcus palatoglossus ve arcus palatopharyngeus denir. Bunların içinde m. palatoglossus ve m. palatopharyngeus bulunur. Bu arkuslar uvulanın yanlarından aşağıya dışa doğru uzanarak dilin kökünün yanlarında sonlanırlar. Bu arcusların aralarındaki çukura fossa tonsillaris denir, burada tonsilla palatina (damak bademciği) bulunur. Yumuşak damak mukozası çok katlı yassı epitelle döşelidir. Yutma emme sırasında Pharynx’in contrictor kaslarının kasılması ile yumuşak damak pharynx arka duvarına yapışır. Bunun sonucu ağızdaki sıvı veya katı gıdalar burun boşluğuna kaçmaz. Yumuşak damağın kaslarının tutunduğu bir aponevrozu vardır, buna aponeurosis palatinae denir, bu aponevroz sert damağın periosteumuna yapışarak sonlanır. Bu aponevros m. tensor veli palatini'nin genişlemiş kirişidir
Damağın damarları:
Arterleri: A. maxillaris'ten gelen a. palatina majör, a. facialis’in dalı olan a. palatina ascendens’tir. A. sphenopalatina’nın dalı a. nasopalatina
Venleri: Plexus tonsillaris’e veya plexus pterygoideus’a dökülür.
Sinirleri: N. palatinus majör - minör ve n. nasopalatinus , n. glossopharyngeus'tan dal alır.
Damağın lenfası: Boyun derin lenf nodüllerine gider.
DAMAĞIN KASLARI
1-M. tensor veli palatini: Processus pterygoideus’un fossa scaphoidea‘sından, tubae auditiva’nın kıkırdak kısmından başlar. Her iki kasın kirişi aponeurosis palatinae’yi meydana getirerek sonlanır.
Kasılınca yumuşak damağı kaldırır ve gerer.
2-M. levator veli palatini: Temporal kemiğin pars petrosa'sının alt yüzü ve tuba auditiva'nın kıkırdak kısmından başlar. Yumuşak damağın içinde dağılır.
Kasılınca yumuşak damağı yukarı kaldırır, pharynx arka duvarına doğru yaklaştırır,
3-M. uvulae: Aponeurosis palatini ve spina nasalis posterior’dan başlar. Uvulanın alt ucunda mukozaya yapışarak sonlanır.
Kasılınca uvulayı yukarı çeker.
4-M. palatoglossus: Aponeurosis palatina'nın yanlarından başlar isthmus fauceum’un yan duvarını yapar arcus palatoglossus’u meydana getirir. Tonsilla palatinanın önünden geçer. Dilin içine girerek dağılır.
Kasılınca dilin kökünü arkaya, yukarı kaldırır, isthmus fauceum’u daraltır. Arcus palatoglossusları birbirlerine yaklaştırır. Böylece oropharynx’i cavum oris propriumdan ayırır
5-M. palatopharyngeus: Yumuşak damağın arka kenarından aponeurosis palatini’den başlar. Yanlara doğru uzanarak arcus palatopharyngeus’u meydana getirdikten sonra cartilago thyroidea’ya kadar uzanan bir hatta farinks kaslarının içine karışarak sonlanır.
Kasılınca farinksi yukarı öne doğru çekerek yutma sırasında farinksin daralmasını sağlar.
Bu kasların sinirleri: M.Tensor veli palatini n. mandibularis tarafından diğerleri Plexus pharyngeus tarafından inerve olur.